:: AĞINIZIN GÜVENLİĞİNİ SAĞLAMADAN 10 ÖNEMLİ ADIM ::
1. Kurumsal ağ kaynaklarınızı iç ve dış tehditlere karşı korumak
Günümüzde kurumlar için yerel ağ kavramı artık, iç ağ/dış ağ ayrımı
yapılmaksızın, kurumdaki herhangi bir kişiye, herhangi bir yerden erişebilmek
anlamında genişlemiştir. Ama bu gelişime paralel olarak, güvenlik uzmanları da
ağlarına karşı olan tehditlerle başa çıkabilmek için daha komplike
güvenlik politikaları uygulamak zorunda kalmaktadır. Bu tehditlerden en başta
geleni, önemli ağ kaynaklarını Internet’ten veya yerel ağdan gelebilecek
muhtemel saldırılara karşı korumaktır.
Ağ üzerinden erişim kontrolü, mevcut ağ kaynaklarını korumak için temel yoldur.
Ölçeklenebilir kapsamlı erişim denetimi kuralları sayesinde, ağ güvenliği
yöneticileri ağ bağlantıları için kaynak sistem, hedef sistem, ağ trafik türü
ve uygulama zamanını belirlemek suretiyle esnek ağ erişim hakları
belirleyebilirler.
Ağ güvenliğini korumak tabi ki sadece spesifik
kaynaklara erişim denetimi sağlamaktan ibaret değildir. Bundan başka, komple
bir ağ güvenliği çözümü aşağıdakileri sağlamalıdır:
· Ağ kullanıcıların kimliklerinin belirlenmesi
· Aktarım esnasında veriyi şifreleme
· Kayıtlı IP’leri optimize şekilde kullanma
· Ağ trafiğinin tümünün içeriğine güvenlik politikasını uygulama
· Saldırıları gerçek zamanlı olarak belirleme ve önlem alma
· Denetim bilgilerinin tümünün kayıtlarını tutma
Ayrıca güvenlik politkası, kurum içerisinde
kullanılan mevcut ve ileride kullanılması muhtemel bütün uygulamalara tatbik
edilebilmeli ve bağlantı sorunlarına, ağ performans düşüklüklerine yol
açmamalıdır.
2. Mobil ve uzak
kullanıcılar için ağ bağlantısı sağlamak
Birçok şirket uzak kullanıcılarının bağlantıları için, büyük modem bağlantıları
gerektiren geleneksel uzaktan erişim çözümleri ve pahallı dial-up telefon bağlantıları ile karşılaştırıldıklarında çok
ekonomik çözümler sunan Internet üzerinde geliştirilen ağ uygulamalarının
farkına vardılar. Uzak ve mobil kullanıcılarını kurumsal ağlarına Internet bazlı özel sanal ağlar (VPNler)
aracılığı ile bağlamak isteyen firmaların sayısı arttıkça, bu kritik
bağlantıların güvenliğinin sağlanması da büyük önem kazanmıştır.
Bilgilerinizin Internet gibi herkese açık ağlar üzerinden iletimi sırasında
güvenliğinden emin olabilmek için iki temel unsurun yerinde uygulanması
gerekir. Birincisi, hem uzak istemci, hem de kurumsal Internet ağgeçidi seviyesinde mümkün olan en güçlü tanılama
sağlanmalıdır. İkincisi ise, bütün kullanıcı kimlikleri belirlendikten sonra,
bütün veri trafiği gizlilik açısından şifreli olarak iletilmelidir.
Hem tanılama hem de şifreleme uygulamaları, ağ güvenlik çözümü çerçevisinde kesintisiz ve uyumlu olarak çalışmalıdır.
Erişim denetimi gibi ağ güvenlik kriterleri sanal özel
ağ iletişimlerinde de çok önemli role sahiptir. Uzak bir kullanıcının VPN ile
kurumsal ofisine bağlantı kurması demek, buradaki tüm ağ kaynaklarına erişim
hakkı kazanması anlamına gelmemelidir.
Bir firma için uzak ağ bağlantı ihtiyacı arttıkça, ağ güvenlik yöneticileri
yönetilebilir ve kullanımı kolay VPN çözümlerine ihtiyaç duyarlar. Ve seçilecek
çözüm, kurulumu kolay, ileride eklenebilecek yüksek sayıda uzak kullanıcı
sayısını destekleyebilecek esneklikte, son kullanıcı için ise kesintisiz ve transparan olmalıdır.
3. Internet’i kullanarak kurumsal
veri iletişim masraflarını düşürmek
Güvenli ağ erişimi sağlamak amacıyla istemciler ve ağlar arasında kurulan VPN
bağlantıları pahalı çözümler oldukları için, firmalar uzak ofis bağlantılarını
sağlamak için Internet aracılığı ile ağlar arası veya bölgeler arası VPN
bağlantılarını tercih ederek tasarrufa giderler. Ayrıca herkese açık hatlar
üzerinden güçlü tanılama ve veri şifreleme özellikleri kullanarak, bilgi
güvenliğinden ödün vermeksizin ticari iletişimleri de sağlamak mümkün olur. Bu
sayede, frame-relay ve
kiralık hatlara yüksek miktar yatırımlar yapmaya gerek de kalmaz.
Gözden kaçırılmaması gereken bir konu ise, uzaktan erişim çözümü olarak güçlü
tanılama ve şifreleme teknolojileri seçildiği vakit, bu seçimin beraberinde
yeni güvenlik yönetimi zorlukları getirebilmesidir. Bu tip muhtemel zorlukları
yaşamamak veya minumum seviyeye indirgemek için, tüm
VPN bağlantı noktalarını merkezi bir konsol aracılığı ile yönetebilecek
güvenlik çözümleri tercih edilmelidir.
Internet üzerindeki VPN uygulamalarının sağladığı maliyet düşüklüğünün yanı
sıra, ağ iletişimlerini özel dedike hatlardan
Internet üzerine taşınması, beklenmedik performans düşüklüklerine ve erişim
sorunlarına yol açabilir. Bu yüzden, sanal özel bir ağ bünyesinde öncelikli
bağlantılar için entegre bantgenişliği
yönetimi ve yüksek erişilebilirlik desteklenmelidir.
4. Güvenli bir extranet üzerinden iş ortaklarına ağ erişimi sağlamak
Kendinize ait ağ kaynaklarınızı (uzak ve mobil kullanıcılar, branch ofisler) güvenli şekilde birbirine bağladıktan
sonra, sıra kurumsal ağınızı extranet uygulamaları
aracılığı ile değerli iş ortaklarınıza ve müşterilerinize kontrollü bir biçimde
açmaya gelir. Endüstri standartlarında protokollere ve algoritmalara bağlı
kalarak gerekli extranet bağlantıları güvenli şekilde
sağlanabilir. Ama bu tür bağlantılar için kesinlikle tescilli teknolojiler
tercih edilmelidir.
Internet bazlı VPN uygulamaları için kabul edilen
standarda IPSec (Internet Protocol
Security) adı verilir. IPSec,
şifrelenmiş ve tanılanmış bir IP paketinin formatını ifade eder ve gelecek
nesil IP iletişimi için gereklidir. Şifrelenmiş anahtarların yönetimini
otomatikleştirmek için genellikle IPSec ile IKE
(Internet Key Exchange) ile kullanılır.
Standart bazlı bağlantı kurulduğu zaman, dışardan
erişecek kullanıcıların (iş ortakları, özel müşteriler) ihtiyaçlarına göre özel
haklar sadece ilgili ağ kaynakları için tanınmalıdır. Kurumsal ağ kaynaklarının
dışarıya açılma oranı arttıkça, bununla ilgili uygulanması gereken kapsamlı
güvenlik politikası da periyodik olarak revize edilmelidir.
5. Kurumsal ağınızın yeterli
performansa, güvenilirliğe ve yüksek erişilebilirliğe sahip olması
Kurumsal ağ bağlantılarında artan Internet kullanımının doğal sonuçlarından
biri olan ağ tıkanıklıkları sonucu kritik uygulamalarda performans sorunları
yaşanabilir. Ortaya çıkabilecek bağlantı hataları, ağ geçidi çökmeleri, ağ
bağlantı gecikmeleri ve diğer performans düşüklükleri neticesinde firmalar
büyük ekonomik kayıplar yaşayabilirler.
Internet ve Intranet hatlarının gereğinden fazla
istemci ve sunucu tarafından kullanılması sonucu, trafik miktarına göre
bağlantı kopuklukları, zayıf ‘response’ zamanları ve
yavaş Internet kullanımı sorunları ile karşı karşıya gelmek normaldir. Bu gibi
durumlarda, sınırlı bant genişliği üzerinde mevcut hattı aktif olarak
paylaştırmaya yönelik bir yönetime gidilmelidir.
Eğer yerel ağınız bünyesinde yoğun trafik yaşanıyorsa, birçok kaynağınız (halka
açık popüler bir Web sunucusu gibi ) negatif yönde etkilenebilir. Bir uygulama
için bir sunucuya güvenmek, zayıf ‘response’
zamanlarına hatta bağlantı kopukluklarına yol açabilir. Sunucu yük dengelemesi
bir uygulama sunucusunun işlevini birçok sunucu üzerine dağıtarak
ölçeklenebilir bir çözüm sağlar. Bu yolla ayrıca, sunucular üzerindeki
performanslar da arttırılmış olur.
Performansın yettiği durumlarda dahi, ağ geçidi seviyesinde meydana gelebilecek
bir hatayı tolere edebilecek güvenli bir ağ altyapı
sistemi oluşturulmalıdır. Günümüzde artık çoğu kurum, ağ geçidin de
yaşayacakları anlık erişim sorunları yüzünden dahi büyük mali kayıplar yaşayacaklarından
emin olarak yüksek erişilebilirliği destekleyen ağ güvenlik ürünlerini tercih
etmektedir.
Yüksek erişilebilirliği destekleyen ürünler hem yazılım, hem donanım bazında
yedeklemeli sistemler ile yüzde yüze yakın seviyelerde erişilebilirliği garanti
ederler. Bir sorun meydan geldiği zaman, yüksek erişilebilirliği sağlayan
bileşenler ağınızın güvenli olmasını sağlamalı ve son kullanıcıya tamamen transparan şekilde devam ettirilmelidir. Gerçek etkili
çözümler sunacak ağ yöneticileri, iç ve dış kullanıcılarına daimi güvenilir
servisler sağlamalıdır.
6. Kullanıcı bazında güvenlik
politikalarını ağ seviyesinde uygulamak
Kurumsal ağ konseptinin genişlemesi, birçok ağ için
kullanıcı, uygulamalar ve IP adres kullanımı sayılarında aşırı artışlara yol
açmıştır. Bu tür dinamik ağ ortamlarında emniyetli ağ politikalarının
uygulanması, kullanıcı bazında güvenlik politikalarının oluşturulmasıyla
sağlanır. Bu politikalar çerçevesinde, ağ kullanıcıları için kişisel erişim
denetimleri, tanılama prosedürleri ve şifreleme
parametreleri belirlenir. Yüksek miktarda kullanıcı bilgisi içeren bu
uygulamalarla uğraşmak ağ ve güvenlik yöneticileri için bazen kolay
olmayabilir.
Kullanıcı seviyesinde güvenlik bilgilerini ölçeklenebilir şekilde merkezi bir
yerde depolamak için LDAP protokolü kullanmak en uygun çözümdür. LDAP
sayesinde, bütün kullanıcı bilgileriniz tek bir veritabanında tutulup diğer ağ
uygulamaları tarafından paylaşılır. Bununla birlikte ağ ve güvenlik yönetimleri
paralel çalışarak güvenlik ile ilgili zaman harcatıcı rutin prosedürlerin
aşılması sağlanır.
Güvenlik denetimlerini en üst düzeyde tutmak için kullanıcı seviyesinde uygulanan
güvenlik politikaların kayıtlarının tutulması ve bunların denetlenmesi gerekir.
Kişisel güvenlik politikalarının uygulandığı ortamlarda DHCP protokolünün
kullanılması etkili bir yol değildir. Bunun sebebi IP adres atamalarının
dinamik olarak yapılmasıdır.
7. Ağınıza karşı yapılan atakları
ve şüpheli aktiviteleri anında algılamak ve bunlara cevap vermek
Kurumsal ağ güvenliğinizi ancak ağınızı ve kullanıcılarınızı korumak için
uyguladığınız güvenlik politikaları belirler. Ağ korumanızı devamlı olarak
ayakta tutmanın yolu yetkisiz aktiviteleri gerçek zamanlı olarak tespit
etmektir.
Etkili bir saldırı tespit sistemi, atak ve şüpheli ağ aktivitelerini yetkin bir
şekilde tespit ederek kurumsal ağ güvenliğinizin bir bacağını oluşturur. Ama bu
istenmeyen trafiğin sadece saptanması yeterli değildir. Kullandığınız saldırı
tespit uygulaması öte yandan belirlenecek bu tür istenmeyen bağlantılara anında
yanıt verebilmeli ve ağ kaynaklarına yetkisiz erişimi engellemelidir.
İyi dizayn edilmiş bir saldırı tespit uygulaması, gerçek zamanlı karşılıklara
ek olarak kapsamlı kayıt tutabilme, komple denetim ve gerektiğinde ilgili
kişileri ikaz edebilecek gelişmiş uyarı mekanizmalarına sahip olmalıdır.
8. Ağınızın IP adres altyapısını
güvenli ve etkili bir biçimde yönetmek
Ağlar üzerindeki kullanıcı ve uygulama sayısı arttıkça, ağ cihazları ve
kullanıcıları için gereken IP adres adres sayısı
gittikçe daha çok artmaktadır. Buna paralel olarak da hızlı gelişen ağlarda IP
adres ve isim alanı yönetimi zorlaşmaktadır.
Eskisi gibi her bilgisayar ve ağ cihazının IP adres konfigürasyonunu
manuel olarak kontrol etmek artık uygulanmamaktadır.
Bunun sebebi, bu tip bir yönetimin günümüz ağları üzerinde hataya açık,
zahmetli ve entegrasyon eksikli bir yapı oluşturacak
olmasıdır. Böyle bir yapı da doğal olarak çok pahalı olmasının yanında, merkezi
kontrol, ölçeklenebilme ve güvenilirlikten uzak olacaktır.
Kurumsal bazlı IP ağ altyapınız için merkezi idare ve esnek yönetim sağlayan IP
adres yönetim çözümleri ancak genel ağ altyapısı ile tamamen entegre
olduklarında güvenlik politikaları için optimum
kullanılmış olurlar. Daha spesifik olmak gerekirse,
dinamik paylaşımlı dahi olsalar, mevcut IP adreslerini kullanıcılara birebir
olarak eşlemek kullanıcı bazlı daha güçlü çözümler yaratmayı sağlayacaktır.
9. Entegrasyona yönelik açık
platform güvenlik çözümleri kullanmak
Ağ güvenlik yöneticileri, korudukları ağ üzerinde kullanacakları yazılım
uygulamaları ve ağ altyapısında kullanacakları donanımları baş döndürücü bir
devinim içinde gelişen bilişim teknolojileri pazarından seçmektedirler. Bu
noktada dikkat edilmesi gereken husus, bütün ürünlerin birbirleri ile teknik
olarak entegrasyon sorunu olmaksızın yüksek performans
ile çalışması gerekliliğidir.
Alternatif olarak, seçeceğiniz çözümleri geniş yelpazede çalışan üretici tek
bir firmadan temin edebilirsiniz. Bu sayede ürünlerin sistemleriniz üzerinde entegrasyon sorunu olmadan çalışacağından emin olabilirsiniz
ama bu aşamada da tercih edebileceğiniz uygulama sayısında daralma yaşarsınız.
Bütün güvenlik ihtiyaçlarınızı temin edebilecek spektrumda hizmet veren tek bir
üretici firma bulmanız pek muhtemel değildir.
Ağ güvenliği için tercih edeceğiniz çözümler neler olurlarsa olsun, hepsinin
seçiminde açık mimari platformu destekleyecek çözümler olmalarına dikkat
edilmelidir. İyi tanımlanmış ara yüzlere sahip açık bir mimari, genel güvenlik
politikası çerçevesinde kullanılacak bütün ürünlerin birbirleri ile
sorunsuz çalışmasını sağlayacaktır. Buna ek olarak size özel ağ güvenlik
ihtiyaçları yaratmanız için uygulama programlama ara yüzleri (API’ler) kullanılabilirsiniz.
10. Güvenli bir ağa sahip olmanın
maliyet ve zahmetlerini azaltmak
Kurumsal ağınızın güvenliğini sağlamak için, seçtiğiniz çözümleri yönetecek ve
denetleyecek kişilere önemli miktarda ücret ödemek durumundasınızdır. Bu yüzden
bu kişilerin işlerini, entegre konsollar üzerinden
merkezi olarak idare edebilecekleri çözümler tercih edilmelidir. Böylelikle
büyük bir kurumsal ağ için dahi, tek bir kişi ağ güvenlik yöneticisi olarak ağ
güvenliği denetimi yapabilir. Bundan başka güvenlik politikasında meydana
gelecek çözümleri bütün uygulama noktalarına hemen aktarmak gerekir.